
Bazen en karanlık zamanlarda, ışığı görmek çok daha zor olabilir ama bu, hiç bir zaman ışığın orada olmadığı anlamına gelmez

Sirius Black adında azılı bir katil, tüyler ürpetici Azkaban kalesinde tam on iki yil boyunca tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kisiyi birden öldüren Black'in, Karanlık Lord Voldemort'un hizmetkarı olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Bir yolunu bulup Azkaban'dan kaçan Black'in peşinde olduğu bir tek kişi vardır: Harry Potter. Harry, büyücülük okulunun sihirli duvarları arasındayken, arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikteyken bile güvende değildir. Çünkü aralarında bir hain olabilir. Okuldaki üçüncü yılında Harry'yi, yeni bir Karanlık Sanatlara Karşı Savunma ögretmeni, ilk kez alacağı Kehanet dersi, heyecanlı Quidditch maçları ve büyücülük köyü Hogsmeade bekliyor. Ama Harry'nin öncelikle Sirius Black'in elinden kurtulması gerek. Harry Potter ve Azkaban Tutsaği, beklenmedik gelişmelerle her sayfasında okuru biraz daha şaşırtan, biraz daha heyecanlandıran bir kitap. <br/> <br/>Source: http://kitap.ykykultur.com.tr/kitaplar/harry-potter-ve-azkaban-tutsagi
3 posts from the Bookspace community

Bazen en karanlık zamanlarda, ışığı görmek çok daha zor olabilir ama bu, hiç bir zaman ışığın orada olmadığı anlamına gelmez

“Lily ve James'i Voldemort'a sattın. İnkâr ediyor musun?” “Sirius, Sirius, ne yapabilirdim? Karanlık Lord... bilemezsin... hayal bile edemeyeceğin silahları var onun.... Korkmuştum, Sirius, ben hiçbir zaman sen, Remus ve James gibi cesur değildim. Bunun olmasını hiçbir zaman istemedim... Adı Anılmaması Gereken Kişi beni zorladı -” “YALAN SÖYLEME! LILY VE JAMES ÖLMEDEN BİR YIL ÖNCE DE ONA BİLGİ SIZDIRIYORDUN SEN! ONUN CASUSUYDUN!” “Her - her yeri ele geçirmeye başlamıştı! O - onu reddetmekle ele ne geçerdi ki?” “Gelmiş geçmiş en kötücül büyücüyle savaşmakla ele ne mi geçerdi? Sadece masum hayatlar, Peter!” “Anlamıyorsun! Beni öldürürdü, Sirius!” “O HALDE ÖLSEYDİN! DOSTLARINA İHANET EDECEĞİNE ÖLSEYDİN, BİZ SENİN İÇİN BUNU YAPARDIK!”

“Bu ne anlama geliyor, biliyor musun? Pettigrew’i teslim etmek ne anlama geliyor?” “Özgürsün.” “Evet... Ama ben aynı zamanda - bilmiyorum sana söyleyen oldu mu - ben senin vaftiz babanım.” “Evet, biliyordum.” “Eh... annenle baban beni senin velin tayin etmişti. Onlara bir şey olursa... Tabii anlarım, yani, teyzen ve eniştenle kalmak istersen. Ama... hani... düşün bakalım. Bir kez adım temize çıkınca... eğer sen... farklı bir ev istersen...” “Ne - seninle oturmak mı? Dursleyler’den ayrılmak mı?” “Elbette, istemeyeceğini tahmin etmiştim. Anlıyorum. Ben sadece düşünmüştüm ki -” “Sen deli misin? Elbette Dursleyler’den ayrılmak istiyorum! Evin var mı? Ne zaman taşınabilirim?” “İstiyor musun? Ciddi misin?” “Evet, ciddiyim.”