
Binlerce kez iyi geceler sana, Binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa..

Romeo ve Juliet, William Shakespeare imzalı, Bookspace okurlarının en çok konuştuğu kitaplardan biri. Bu baskı: Kirmizikedi Yayinevi, 2021, 168 sayfa. Rafına ekle, favori alıntılarını kaydet ve binlerce okurla sohbete katıl.
55 posts from the Bookspace community

Binlerce kez iyi geceler sana, Binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa..

Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını, Yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı.
Şiddetle başlayan hazlar şiddetle son bulurlar , Ölümleri olur zaferleri, Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi. En tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir, Aynı tat isteği , iştahı köreltir. Onun için ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin …

“Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?”

dudaklarım dudaklarınla günahlarından arındı'

"Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde; Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı. Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı."

Yeryüzünde yaşayan en zararlı şey bile Özel bir yarar taşır bu yeryüzüne; En yararlı şey bile yanlış kullanılırsa Yok edip doğru sonucu, ulaşır zarara. Kullanmayı bilmezsen iyi döner kötüye, Kötü de bazen yücelir erdemmiş gibi. Şu minik çiçeğin taze filizlerinde Zehir de var, iyileştiren özler de.

Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını, Yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı, Başın döndü mü öbür yana döndür başını, Başkasının güçsüzlüğüyle iyileşir umutsuz keder, Gözlerine yeni bir zehir bul ki, Yok etsin ötekinin zehrini.
arama boşuna, bulunmak istemeyeni.

En tatlı bal bile tatıldıkça bıkkınlık verir, Aynı tat isteği,İştahı köreltir. Onun için, ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin, Hedefe hızlı giden,yavaş kadar geç varır.

Aşk kör olsaydı, En çok gece yakışırdı ona... Gel ey soylu gece, ey karalara bürünmüş anne, Gel, öğret bana, nasıl kaybedilir... * *William Shakespeare Rome ve Juliet, III. Perde II. Sahne(ed.n.

Ah Romeo, Romeo! Neden Romeo'sun sen? İnkar et babanı, kendi adını reddet; bu elinden gelmezse, yemin et beni sevdiğine, vazgeçeyim ben Capulet olmaktan.

Ah Juliet! senin sevgin de benimki gibi büyüdüyse, onu süslüyüp anlamada benden ustaysan, nefesinle tat vet şu bizi saran havaya; şu güzel karşılaşmadan duyduğumuz mutluluğu müziğin zengin dili açıklasın bir bir.

tembel bulutlara binip uçarken o havanın kucağında , onu seyreden insanlar gibi hayranlıkla öylece bakıyorum ben sana .

Romeo Roseline'in aşkıyla yanıp tutuşurken gittiği Capuletlerin balosunda Juliet'i ilk kez gördüğünde çarpılır ve 'Parıldamayı öğretiyor bütün meşalelere' demekten kendini alamaz, Romeo ise Juliet için 'Gecenin içinde gün ışığı' dır. Her iki sevgili birbirlerini göz kamaştıran bir ışık olarak görür, çünkü her ikisi de hep yarı karanlıktadırlar.

Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?

"Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar. Ölümleri olur zaferleri, öpüşürken yok olan ateşle barut gibi. En tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir, aynı tat isteği, iştahı köreltir. Onun için, ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin. Hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır."

İster acı , ister tatlı olsun bütün anılar insana acı verir. ~William Shakespeare~

“Nereden geldiğini bilseydim kederinin, seve seve dermanı olurdum derdinin…”

ROMEO; İşte dudaklarım arındı günahından senin dudaklarınla. JULIET; Benim dudaklarımda kaldı günah öyleyse. ROMEO; Dudaklarımdan mı geçti günah? Ey tatlı bir zorlanışla işlenen suç! Günahımı geri ver bana.

Arama boşuna, bulunmak istemeyeni.

Ama sevgi güç verir, zamansa imkan. Büyük engellerde bulur, büyük hazzı insan.

yüksel ey güzel güneş , öldür şu kıskanç ayı,

Adın ne önemi var? Gülün adı değişse bile kokmaz mıydı aynı güzellikte...