belki de insan en büyük utancı kendine en yakın hissettiklerine karsı duyar...

by Stefan Zweig
Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 80 p. Irene Wagner, sehrin önde gelen zengin avukatlarindan birinin esi. Tam bir burjuva hayati sürdürdügü lüks içindeki eglenceli yasami, gün gelir Irene'i tatmin etmez olur. Tehlikeli ve yasak olanin cazibesine kapilarak, genç bir piyanistle bir iliskiye baslar. Ne ki, bir süre sonra piyanistin sevgilisi onu yakalar ve yaptigi santaj ve manevi iskencenin siddetini her geçen gün arttirir. Olanlari kocasinin ögrenme korkusu, her seyini kaybetme endisesi Irene Wagner'i öyle bir etkisi altina alir ki, ruhu adeta bir mengeneye hapsolur… Dünya edebiyatinin en önemli yazarlarindan biri olan Stefan Zweig, kitabin sasirtici sonuna dek gerilimi diri tutuyor."Kocasi fark ettirmeden Irene'e yaklasti. Parmaklarinin çiplak kolunu oksadigini hissetti ve gözlerinde garip bir isik vardi. Su an o saglam vücuduna dogru atilip, ona siki siki sarilip her seyi itiraf etmek için bir arzu duydu içinde; aci çektigine sahit oldugu bu anda ona sarilip kendisini affetmeden birakmamak için. Ama yanan lambanin donuk isigi yüzünü aydinlatiyor ve utaniyordu. Konusmaya korkuyordu."
19 posts from the Bookspace community
belki de insan en büyük utancı kendine en yakın hissettiklerine karsı duyar...

zamanın çoktan sildiği bir hata için cezalandırılabilir miydi insan?

• “ Tokluk da açlıktan daha az kışkırtıcı değildir. “

Kahve & kitap ... Günün en sevdigim anı...baslayalim bakalim 🙂↔️

Yüreği göğsünü çatlatacak gibi atıyor ve her atış canını acıtıyordu.

Kadın psikolojisini ciddi anlamda ele alan bir yazar Stefan Zweig okuduğum en kaliteli kısa hikaye yazarı. Hayattından ufacık bahsetmek istiyorum 1881-1942 Avustralya doğumlu olan yahudi olan yazar; insanın zayıflıklarını ve psikolojik çözümlemelerini ele alan kitapları ile ün kazanmıştır. Dili akıcı ve sade kullandığı için hızlı okunan ama bir o kadar da etki bırakan yazarımız Nazi baskısına dayanamayıp ülkesini terk ediyor. Brazilya da evlendiği eşi ile Nazi saldırısında intihar ediyor.

içte tutulan gözyaşları akıtılanlardan daha acıticıdir.

Tamamen kapanmadan önce yanan yaralar gibi sıcak bir acı… SON.

"Küçüğe acıyıp acımadığımı sordun, değil mi? Cevabım, artık acımıyorum, olacak. Çünkü bu zor gelse de, cezalandırıldığı andan itibaren içi rahatlamıştır. Asıl dün mutsuzdu, zavallı atı kırıp ocağa attıktan sonra evdeki herkes onu ararken, her an, her dakika bulunacağı korkusuyla yaşıyordu. Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir. Kızımız da cezası kesinleşir kesinleşmez hafifledi.

enfes bi kitap... tavsiye ederim 👌

Korku, cezadan daha berbattır çünkü ceza bellidir. İster ağır, ister hafif olsun.

Onun korkusu cezasından çok daha kötüydü çünkü bu kesin bir şeydi ve bu onu kötü etkilemiş olsa da olmasa da aldığı ceza yaşadığı korkunç belirsizlikten ve acımasız şüpheden daha iyiydi.

Korku cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmışa kıyasla ceza, daha az ürkütür. Cezasının ne olduğunu anlayınca kız rahatladı. Ağlaması seni şaşırtmasın: Gözyaşları şimdi dışarıya akıyor, daha önce içeride birikip kalmıştır. İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.

“İçimde bir korku büyüyordu; insan, kendine ihanet ettiğinde hissettiği utanç, en ağır zincirlerden bile daha sıkıcıdır.”

Korku cezadan daha berbattır , çünkü ceza bellidir,ağır veya hafif ;bilinmeyene ,sınırlandırılmamışa kıyasla ceza,daha az ürkütür .

“Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.”

Diğer Zweig kitapları da çok güzel ama bu kitaptaki psikolojik betimlemeler gerçekten benzersizdi. Bu tarzda önerebileceğiniz başka novella var mı??

- ben ne yaptım sana? - sadece iyilik, sadece güzellik.

İçte tutulan gözyaşları akıtılanlardan daha acıtıcıdır.